1969 yılında Dinar'ın Tatarlı Beldesi'nde define hırsızları Akamenid krallığına ait olduğu bilinen bir tümülüste kaçak bir kazı yaparlar.
Mezar odası ahşap kalaslardan yapılmıştır ve bu kalaslarda renkli resimler mevcuttur. Mezar odasında birşey bulamayan hırsızlar, 4 adet kalası testereyle kesip Almanya'ya kaçırırlar. 2001 yılında Almanya'daki küçük bir müzede tesadüfen görülen bu ahşap kalaslar, yoğun çabalar sonucu Afyon müzesine getirilmiş, orada Tatarlı'dan getirilen diğer kalaslarla tekrar birleştirilerek sergilenmeye başlanmıştır.
Kalaslardaki resimlerde bir sahne dikkat çekicidir. İki Pers askeri karşı karşıya gelmiş ve ellerinde kılıç kalkan taşıyorlar. Yukarıya kalkık topuklar ve geriye hamle yapan kol hareketleri bunların savaş değil dans ettiklerini gösteriyor. Askerlerin ellerindeki daha çok Anadolu'da da bilinen orak tipi kılıçlar, halen Ege bölgesinden tanıdığımız ve bazı yörelerde halen oynanan kılıç kalkan oyunlarının çok eski bir geleneğe dayandığını düşündürüyor. Yine biz biliyoruz ki Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yeniçeriler boş vakitlerinde kılıç ve kalkanla çeşitli oyunlar sergilemişlerdir.
Yaklaşık 40 sene öncesine kadar Sandıklı'mızda da özel günlerde, karşılama törenlerinde kılıç kalkan oynandığını biliyoruz. Şimdi hiçbiri hayatta olmayan birçok büyüğümüz bize miras kalmış olan bu kültürün yaşatılması için çaba sarfetmişlerdir. İlerleyen yaşlarına rağmen meydanlarda bizlere bu gösterilerini sunan bir Kasap Nuri’yi, bir Hasan Çavuş’u asla unutmadık.
40 yıldır kimsenin sahip çıkmadığı bu köklü geleneği yeniden canlandırmak ve yaşatmak için derneğimiz yoğun bir çalışma içerisine girmiş, bu konuda bilgi ve belgeler toplanmış, Sandıklı'daki kılıç kalkan gösterilerini canlı olarak izleme şansına erişmiş büyüklerimizle görüşmeler yapılmış, giysiler aksesuarlar araştırılmış ve orjinaline sadık kalmak adına büyük bir hassasiyet gösterilmiştir. Nihayet bu çalışmalar neticesinde gönüllü 2 genç kardeşimiz kılıç kalkan gösterilerini öğrenerek çeşitli etkinliklerde sergilemeye başlamışlardır.
|